Tülin FİLİK, tulinfilik@hotmail.com
Turizm sektörünün hızlı genişlemesi nedeniyle, diğer birçok tedavi edici ortam türü sağlık turizmi ile ilgilenmeye başlamıştır. Yeni yerler görmek, denize girmek, doğal güzellikleri keşfetmek, tarihi yerleri ziyaret etmek amacıyla yapılan turizm faaliyetlerine, günümüzde sağlık hizmetlerinden faydalanmak amacıyla yapılan ziyaretlerde eklenmiştir. Teknolojinin gelişmesi, ulaşımın kolaylaşması ve uygun maliyetli sağlık hizmetlerine erişim arzusu, bu seyahatlerin sayısını her geçen gün artırmaktadır. Sağlık turizmi, son yıllarda hızla gelişen bir endüstri haline gelmiştir.
Sağlık hizmetini kullanmak için başka bir ülkeye gitmek sağlık turizmi olarak tanımlanır ve bu amaçla seyahat eden kişiye de sağlık turisti denir. Sağlık turizmi, medikal turizm, termal turizm, yaşlılar ve engelli turizmi olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Tanımların çoğu, medikal turizmi sağlık turizminden ayırmıştır.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde medikal turizmin ülke ekonomisine yaptığı önemli katkı sebebiyle geliştirilecek öncelikli sektörler arasında yer almaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin medikal turizm sektöründe dünyada hak ettiği yeri almasını sağlamaya çalışmak önem teşkil etmektedir. Türkiye’nin sektörde rekabet avantajı yakalayabilmesi ise medikal turizmde potansiyeli olan şehirlerin başarılı bir şekilde potansiyellerinin gerçekleştirilmesi ile mümkün olabilecektir.
1. Medikal Turizmin Tanımı ve Kapsamı
Medikal turizm, öncelikle sağlık hizmeti almak amacıyla yapılan seyahat olarak tanımlanmaktadır. Medikal turistler, yeni veya deneysel tedaviler de dahil olmak üzere çeşitli prosedürler için seyahat edebilirler. Medikal turistler gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelere de seyahat edebilirler. Medikal turizm, büyüyen bir sağlık hizmetleri pazarını temsil etmektedir.
Medikal turizm, uzmanlaşmış cerrahi ve diğer tedavi türlerine ihtiyaç duyan hastalar için turizm sektörüyle işbirliği içinde düzenlenen özel tıbbi tedaviler olarak kapsamlı bir şekilde tanımlanabilir. Medikal turizm, bir kişinin eğlence, iş veya diğer amaçlarla doğrudan veya dolaylı olarak uğraşan tıbbi hizmetlerden yararlanmak için genellikle uzun mesafeli veya sınır ötesi seyahat ettiği faaliyetler kümesini de içerir. Geniş bir tıbbi hizmet yelpazesi elde etmek için uluslararası sınırları geçmeyi amaçlayan bir tatil; genellikle boş zaman, eğlence ve rahatlama aktivitelerinin yanı sıra sağlık için gerekli cerrahi ve tıbbi prosedürler ile diş tedavi prosedürlerinin de harmanlanmasını içerebilir. Bu tür bir bakım, yabancı hastaları yeni bir kültürel ortama taşımak ve onları ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerde meşgul etmek için giderek artan bir şekilde turist faaliyetleriyle ilişkilendirilmektedir.
Uluslararası hasta sınıflaması Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmıştır. İkamet ettiği yerden başka bir yere sağlık kazanmak amacıyla seyahat eden kişilere “Medikal Turist” denilmektedir. Genel olarak medikal turizmin, tıp hizmetleri ve turizm faaliyetleri arasında birleştirilen bir hizmet olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca, tıbbi bakım veya acil olmayan tıbbi hizmetler elde etmek için hastaların kendi ülkeleri dışında seyahat faaliyetleri olarak da tanımlanmaktadır. Bu endüstri, son yirmi yılda, uluslararası ticari faaliyetlerin gelişmesine ve yurtdışındaki özel muamele taleplerine bağlı olarak dünyada yükselmektedir. Bununla birlikte, sağlık sistemlerinde internet teknolojisindeki yeniliklerin ve tıbbi uzmanlıktaki ilerlemelerin hızlı gelişimi, dünya standartlarında tedavi teknolojisinin yanı sıra cazip turizm destinasyonları ve maliyet avantajları ile birlikte, gelişmekte olan ülkelerde medikal turizm endüstrisini hızlandırmıştır.
2. Medikal Turizm Talebini Etkileyen Faktörler
Çevre analizi, stratejik yönetim planlama sürecinin kritik bir parçasıdır. Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar, Tehditler (SWOT) çerçevesi, birçok kişi tarafından kuruluşun hem içindeki hem de dışındaki önemli çevresel faktörleri kategorize etmek için kullanılması gereken analitik bir araç olarak önerilmektedir. SWOT analizi, basitliği ve pratikliği nedeniyle geniş kullanım alanı bulmuş olup, yönetim ve iş geliştirme sürecinin dinamik bir parçası olarak kullanılmaktadır. Bu kapsamda medikal turizmi etkileyen faktörlerin SWOT analizinin yapılması hizmet sunucular için kritik öneme sahiptir.
Nüfusun yaşlanması ile harcanabilir gelirin yüksek olması ve seyahat etme eğiliminin artması sağlık turizmi hareketliliğine neden olmuştur. Bu hedef pazarlarda demografik özelliklerinden kaynaklı, yaşam tarzı değişiklikleri, emekli topluluklarının artması gibi faktörler; estetik cerrahi, kaplıcalar, spor salonları ve bağımlılık tedavi merkezlerine olan talepte belirgin artışa neden olmaktadır. Uzun bekleme listeleri, yüksek maliyetler ve yetersiz sigorta gibi sağlık sistemlerinin özelliklerinden kaynaklanan durumlar bazı hastaların tıbbi yardım almak için yurtdışına gitmesini gerektirmektedir. Yerel sağlık sistemleri uygun veya zamanında seçenekler sağlayamadığında, medikal turizmden gelen talebin ana itici gücünü oluşturmaktadır. Böylesi bir durum hem bir ekonomik sektör geliştirmek için bir fırsat hem de bazı ulusal sağlık sistemlerinde bir sorun olarak görülmektedir.
İnsanlar çeşitli nedenlerle tıbbi tedavi için yabancı bir ülkeye seyahat etmeyi seçerler ve seçtikleri destinasyon bir dizi faktöre bağlıdır. Ekonomik koşullar, politik iklim ve düzenleyici politikalar dahil olmak üzere destinasyona özgü özellikler, hastanın seçimi etkiler. Ayrıca medikal turizm talebi içerisinde sağlık turistlerinin tedavi olacakları yeri seçerken reklam, dağıtım kanalları etkili olmakla birlikte hastanenin akreditasyon durumu, itibarı ve uzman hekimlerin varlığı da etkili olan diğer önemli unsurlar olarak yer almaktadır. Medikal turizm ağındaki önemli bağlantılar; medikal turist, tur operatörü ve hastane olarak tanımlanmaktadır. Literatürde hizmetler, güçlü ve zayıf yönlerini incelemek için üç kategoride sınıflandırılmıştır.
İşlem Öncesi Aşama Hizmetler: Çevrimiçi bilgi ve danışmanlığın artan erişilebilirliği ile bu günlerde herhangi bir yabancı hasta, tedavi seyahatlerini doğrudan seçilen hastanenin yardımıyla rezerve etmek istemektedir. Online danışmanlık, online ameliyat öncesi danışmanlık, tıbbi kayıtların elektronik transferi, sigorta sağlayıcılarla bağlantı kurma, tercüman ayarlama, teslim alma ve bırakma, randevu planlama vb. hizmetler bu kategorilere girmektedir.
Usul Aşaması Hizmetler: Prosedürel aşamadaki hizmetler, hızlı kabul süreci, konsiyerj hizmetleri, varışta danışmanlık, hemşirelik hizmetleri personelinin duyarlılığı, doktorların nitelikleri, tercümanların bulunması, uluslararası mutfakların bulunması, tedavi hizmetleri için hastanın hastanelere ulaşması gibi durumlar bu kategorilere girmektedir.
İşlem Sonrası Hizmetler: Tedaviden sonra hızlı ve basit taburcu prosedürleri, taburculukla ilgili net talimatlar, hatasız faturalandırma, ameliyat sonrası izleme bakımı, gelecekteki randevu planlaması gibi çeşitli hizmetler hastalar tarafından beklenmektedir. Tüm bu hizmetler, hastanın kendi ülkesine taşıdığı uzun süreli izlenimler yaratmaktadır.
Batı ve diğer gelişmiş ülkelerde kaliteli tıbbi bakımın mevcut olduğu göz önüne alındığında, diğer faktörler tedaviyi yurtdışında sürdürme kararını yönlendirmektedir. Belirli bir destinasyondaki bakım kalitesinin kesinlikle tıbbi seyahat kararları üzerinde bir bağlantısı olsa da, ana motivasyon kaynağı genellikle finansaldır. Belirli yerlerde tedavi masrafları, genellikle gelişmiş ülkelerdekilerin fiyatının dörtte biri ile onda biri arasındadır. Kişiler ayrıca kozmetik cerrahi gibi sigorta poliçeleri tarafından kapsanmayan tıbbi tedaviler almak için veya hiçbir şekilde sigorta teminatının karşılamadığı hizmetler için de yurtdışına seyahat etmektedirler.
3. Medikal Turizm Kapsamında Karşılaşılan Sorunlar
Medikal turizmin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri güven ve kalite sorunudur. Özellikle güney ve güneydoğu Asya ülkelerinde tedavi sonrası tıbbi bakım ve hijyen konularında batı ülkelerinde önemli şikayet ve kuşkuların varlığı bilinmektedir. Bu sebeple sektörün en cazip ve destekleyici faktörü olan maliyet avantajından ziyade, teknoloji, akreditasyon ve eğitim konularının referans olarak gösterilmesi gerekmektedir.
Dünya genelinde kabul gören iletişim dili İngilizceyi konuşamayan veya anlamayan kayda değer oranda insan sağlık hizmeti almak amacıyla seyahat etmektedir. Bu nedenle sağlık turistinin iletişim sorunu yaşamaması için, sağlık hizmeti sunumunun gerçekleşeceği kurum veya kuruluşa, konuşmayı tercih ettiği dil konusunda önceden bilgi verilmesi ve sağlık kuruluşunun da uygun tercümanı hazır bulundurması gerekmektedir.
Medikal turizmin yüzleşmek zorunda olduğu ve yüzleşmeye devam ettiği en büyük engel, potansiyel ziyaretçileri, nispeten yoksul ülkelerdeki tıbbi bakımın güvenli ve hatta ağrı eşikleri ile başa çıkmada yeterli olduğuna ikna etme zorluğudur. Özellikle Hindistan gibi ülkelerde tıbbi bakım sistemleri batıda yetersiz görülmektedir. Buna paralel olarak “ödediğinizin karşılığını alırsınız” anlayışı yerleşmiştir. Bu nedenle ucuz tıbbi bakımın yetersiz olduğu düşünülmektedir. Bu tür durumlar artık kökten değişmiş olsa da, yetersizlik algısı devam etmektedir.
Sonuç
Ülkemizde sağlık turizmi kapsamında medikal turizm yapmak isteyen sağlık hizmeti sunucularının potansiyellerinin yüksek olduğu bilinmektedir. Kaliteli sağlık hizmeti sunumu gerçekleştiren uluslararası akreditasyon belgesine sahip hastanelerin olması, deneyimli sağlık profesyonellerinin varlığı, maliyetlerin diğer ülkelere kıyasla düşük olması, kısa bekleme süreleri, iklim koşullarının uygunluğu, tarihi ve turistik amaçlı gezip görülecek yerlerin çokluğu gibi faktörler değerlendirildiğinde uluslararası rekabet avantajının büyüklüğü görülmektedir. Katma değeri oldukça yüksek olan bu alan ülkemiz ekonomisi açısından son derece önemlidir.