Fatih SEYRAN, fatihseyran@gmail.com
Sağlık turizmi sektörü, 2025 yılında daha fazla dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve hasta odaklı hizmet anlayışıyla şekillenmeye devam edecek. Bu süreçte, yapay zekâ destekli hasta takip sistemleri, tele-tıp uygulamaları ve kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri öne çıkarken, uluslararası akreditasyonlar ve hasta güvenliği konularında daha sıkı düzenlemelerin getirilmesini umuyoruz.
Dijitalleşme ve Kişiselleştirilmiş Sağlık Hizmetleri:
Teknolojinin hızla gelişmesi, sağlık turizminde dijitalleşmenin kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmesini sağladı. 2025 yılında yapay zekâ destekli hasta takip sistemleri, uzaktan sağlık hizmetleri (tele-tıp) ve kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri öne çıkacaktır.
Yapay Zekâ Destekli Hasta Takip Sistemleri:
Hasta deneyimini iyileştirmek ve sağlık hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla geliştirilen yapay zekâ destekli hasta takip sistemleri, hastaların tedavi süreçlerini daha sağlıklı ve düzenli bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmaktadır. Özellikle sağlık turistleri için uzaktan takip edilebilen sağlık verileri, tedavi sürecinin her aşamasında hasta güvenliğini destekleyecektir.
Tele-Tıp Uygulamaları:
Sağlık turistleri, seyahat öncesinde ve sonrasında doktorlarıyla görüntülü görüşme yaparak sağlık hizmetlerini daha erişilebilir hale getirebilecektir. Tele-tıp hizmetlerinin yaygınlaşması, hastaların tedavi sonrası süreçleri hakkında sürekli bilgi almasını sağlayacak, böylece hasta güvenliği artırılacaktır.
Kişiselleştirilmiş Tedavi Seçenekleri:
Her bireyin sağlık geçmişi ve genetik yapısı farklı olduğundan, kişiye özel tedavi seçenekleri giderek daha fazla önem kazanmaktadır. 2025’te, sağlık turizmi sektöründe kişiselleştirilmiş tedavi planlarıyla hastaların ihtiyaçlarına en uygun çözümler sunulacaktır.
Uluslararası Akreditasyonlar ve Hasta Güvenliği:
Sağlık turizmi sektöründe kaliteyi ve güvenilirliği artırmanın en önemli yollarından biri, uluslararası akreditasyon standartlarına tam uyum sağlamaktır. Hasta güvenliği açısından AACI, JCI, ACHSI ve TÜSKA gibi akreditasyonlar büyük önem taşımaktadır.
Sağlık hizmeti sunan kuruluşların uluslararası akreditasyona sahip olmaları, hem ülkemizin sağlık turizmi alanındaki itibarını artıracak hem de sağlık turistlerinin bilinçli tercih yapmasını sağlayacaktır. Özellikle şeffaf bilgi paylaşımı, hastaların güvenle hizmet almasını sağlamak için kritik bir gerekliliktir.
Devlet Destekleri ve Teşvikler:
Türkiye, sağlık turizmi alanında rekabet gücünü artırmak için akreditasyon süreçlerini teşvik etmektedir. Ticaret Bakanlığı, sağlık turizmi hizmeti sunan hastanelere akreditasyon belgeleri için %60 oranında devlet desteği sağlamaktadır. Bu destek, sağlık kuruluşlarının uluslararası standartlara uygun hale gelmesini kolaylaştıracak ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki prestijini yükseltecektir.
Merdiven Altı Sağlık Turizmi ile Mücadele:
Sağlık turizminin hızla büyümesi, sektörde merdiven altı olarak tanımladığımız kayıt dışı faaliyetlerin artmasına da sebep olmaktadır. Kalitesiz hizmet, hasta güvenliğini riske atarken aynı zamanda Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki güvenilirliğini de zedelemektedir.
Sağlık turizminde güvenilirliğin ve uluslararası standartlara uyumun büyük önem taşıdığını görüyoruz. Tam da bu yüzden sağlık turistlerinin bilinçli tercih yapabilmesi için şeffaf bilgi paylaşımı ve akredite sağlık kuruluşlarıyla hizmet sunulması kritik hale geliyor. Bu kapsamda, merdiven altı sağlık turizmi faaliyetleriyle mücadele, 2025’in en önemli gündem maddelerinden biri olmalıdır. Özellikle Ticaret Bakanlığı tarafından verilen akreditasyon destekleri sayesinde Türkiye, uluslararası sağlık turizmi arenasında daha güçlü bir konuma ulaşabilir. Ayrıca, 2025 yılında Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel konumunu daha da güçlendirmek adına Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü olarak “Türkiye Globalde” hareketimizi başlatarak uluslararası tanıtım hamlelerinin özendirilmesini amaçlıyoruz. Sektörün etik kurallar çerçevesinde gelişmesi, dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve merdiven altı faaliyetlerin önlenmesi için tüm paydaşlar iş birliği içinde olmaya devam etmelidir. Ancak bu sayede uluslararası mecralarda ülkemizin sağlık alanındaki başarılarını en doğru şekilde anlatmaya destek olabiliriz.
Sağlık turistleri için kötü sürprizlerin yaşanmayacağı, kaliteli ve akredite sağlık hizmetleri sunumlarının yaygınlaşacağı, hasta memnuniyetinin ön planda tutulduğu, güvenilir ve etik sağlık turizmi anlayışının önem kazanacağı bir 2025 yılını yaşayacağımızı umut ediyoruz.